Skip to content Skip to left sidebar Skip to right sidebar Skip to footer

Vordonisi

Tıpkı diğer adalar gibi Bizans döneminde sürgünlere ve din adamlarına ev sahipliği yapan Vordonisi adasının en önemli yapısı manastırı idi. Vordonisi Manastırı’nı keşiş Photios yaptırmıştır. Photios, kendi halinde bir manastır keşişi iken, erkek kardeşi Sergios’un İmparatoriçe Theodora’nın kız kardeşi ile evlenmesi üzerine, önce Saray’a gelmiş, burada kendisine çeşitli görevler verilmiş nihayet Rum Patriği Ignatios’un görevinden azledilmesi üzerine çok genç sayılabilecek 38 yaşında Ortodoks Rum Kilisesi Patriği olmuştur. Eski Patrik Ignatios da, günümüzde Küçükyalı’nın bulunduğu bölgedeki bir manastıra sürgüne gönderilmiştir. İki Patrik arasındaki çekişmenin ana nedeni “İkonoklazm“, yani ikona düşmanlığıdır. Kiliselerin içine ikonaların konulup konulmayacağına dair  fikir ayrılığına düşmüşlerdir. (İkona “Helence: eikon: tasvir”, Doğu Hristiyan geleneğinde, kutsal kişi ve olayların konu edildiği, duvarlara ya da ahşap levhalar üstüne yapılmış tasvir.) Yeni Patrik Photios’un ilk işi, Bulgar Kilisesi’ni kendisine bağlamak olmuş; arkadan da uygulamalarını beğenmediği Vatikan’daki Papa’lığa rest çekmiştir. Bu olaydan sonra Hristiyan dünyası büyük bir bölünme yaşamıştır. Devrik Patrik Ignatios ise Küçükyalı’da Bryas Sarayı’nın kalıntısı üzerine çok güzel bir manastır yaptırmış, bu manastıra Satyros (Satiros) Manastırı adı verilmiştir. Bir süre sonra olaylar gelişmiş ve her şey tersine dönmüştür. Bu kez Patrik Photios görevden alınarak Vordonisi Adası’na sürgüne gönderilmiş, yerine de devrik Patrik Ignatios yeni Patrik olmuştur. Anlatılanlara göre Ignatios ölünce, Photios yeniden Patrik olmuş; on bir yıl kadar Patriklik yaptıktan sonra 867’de tekrar azledilmiş ve ömrünün son yıllarını Vordonisi Adası’ndaki manastırında geçirmiştir.

Depremle sulara karışan bir tarih.

Bizans İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’da, Temmuz 1010’da tarihinin en büyük depremlerinden biri olur ve Vordonisi adası da bu depremde sular altında kalır. Adanın sakinleriyle birlikte sulara gömülmesi, diğer adalarda yaşayanların deprem korkusunun artmasına sebep olmuş. Ancak yakın zamanda yapılan bilimsel araştırmalarda diğer adalar için böyle bir risk öngörülmediği, çünkü tüm adaların granit kayalıklar üzerinde yer aldığı açıklandı. Alüvyon bir tabakada oluştuğu için Vordonisi diğer adalardan jeolojik olarak farklıydı.

Zamanla unutulan Vordonisi’yi bir harita ortaya çıkardı.

Nesilden nesile aktarılsa da zamanla bir şehir efsanesine dönüşen Vordonisi, Fener Rum Patrikhanesi’nin MS 500 tarihli İstanbul haritasının tekrar incelenmesi sonucunda yeniden fark edilmiştir. Haritada İstanbul’a en yakın ve en küçük adanın neresi olduğu sorgulandığında cevap yine Vordinisi olmuş. Kayıp adayı yakın tarihte ortaya çıkaran isim Büyükadalı Dr. Akillas Millas‘tır.

Satyros Manastırı’nı araştıran bir tarihçi de Vordonisi’ye ulaştı.

İtalya Salerno Üniversitesi Ortaçağ Latin Araştırmaları Bölümü Öğretim Üyesi Alessandra Ricci, Satyros Manastır’nı araştırırken manastırın ikizinin Vordonisi adasında olduğunu ortaya çıkardı